ANA SAYFA
HABERLER
HACIBEKTAŞ
İlçemiz Tarihi
Atatürk-Hacıbektaş
Tarihi Yerler
Hacı Bektaş Veli Müzesi
Arkeoloji Müzesi
Haritada Hacıbektaş
Ulaşım-Konaklama
Telefon Rehberi

HACI BEKTAŞ VELİ
KÜLTÜR VE SANAT
ALBÜM
SANAL GEZİ
KÖYLERİMİZ
KÜNYE  VE  İLETİŞİM
SİTE HARİTASI






  Hava Tahmini

HACIBEKTAŞ

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

 



Buradasınız->: HACIBEKTAŞ / Atatürk-Hacıbektaş / 

Atatürk’ün Hacıbektaş’a Gelişi:

 

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, yurdu düşman işgalinden kurtararak tam bağımsız bir devlet kurmak için başlattıkları ulusal kurtuluş mücadelesinin başarıya ulaşabilmesi için, tüm Anadolu insanını bir amaç etrafında birleştirmenin gerekliliğine inanıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa, Alevilerin sayıca ne kadar önemli olduğunun ve yüzyıllardır Osmanlı idaresine olan muhalefetlerinin bilincindeydi. Bu amaçla onları kazanmak için girişimlere başladılar. Mustafa Kemal Paşa, 26 Haziran 1919 tarihinde Konya II. Ordu Müfettişliğine şu mesajı yolladı:

Tokat ve çevresinin İslam nüfusunun % 80'i, Amasya çevresinin de önemli bir bölümü Alevi mezhepli ve Kırşehir'de Baba Efendi hazretlerine çok bağlıdırlar. Baba Efendi, ülkenin ve ulusal bağımsızlığın bugünkü güçlüklerini görmekte ve yargılamakta gerçekten yeteneklidir. Bu nedenle, güvenli kimseleri görüştürerek kendilerinin uygun gördüğü "Ulusal hakları koruma" ve "Başka ülkeye bağlanmama" derneklerini destekleyecek birkaç mektup yazdırılarak buralardaki etkili Alevilerin Sivas'a gönderilmesini pek yararlı görüyorum. Bu konuda içten yardımlarınızı dilerim.

3. Ordu Müfettişi Fahri Yaver
Mustafa Kemal

 



Sivas Kongresi sonrası yürütülecek bağımsızlık mücadelesine, merkez olarak Ankara seçilmişti. Bu kongrenin yürütme organı durumunda olan Temsil Heyeti, Ankara'ya gitmeden önce Hacıbektaş'a uğrayıp, bu nüfuzlu merkezin kesin desteğini sağlamak istiyordu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet yıllarında Mustafa Kemal’in yanında olan Mazhar Müfit Kansu (1873-1948)’ nun, “Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber” adıyla, 4 Mart 1948 den itibaren  “Son Telgraf” gazetesinde bölümler halinde yayınlanan ve 1966 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından iki ciltte toplanarak yayınlanan anılarında, Mustafa Kemal’in Hacıbektaş’a geliş nedeni şöyle aktarılıyor:

"Çünkü Hacıbektaş'a da uğranılacaktı. Bu mühim bir merkezdi. Bütün Anadolu'daki üç, dört milyondan daha ziyade miktara baliğ olan Alevilerin merbut bulundukları Çelebi, Hacıbektaş kariyesinde oturmakta idi. O zaman Çelebi Cemalettin Efendi ve Dedebaba Postu Vekili Niyazi Salih Baba idi. Milyonlara varan Alevi-Bektaşiler, gerçi bitaraf bir vaziyette görülüyorsa da bunlar, Çelebi'nin, Dedebaba Vekili'nin emir ve iradesine tabi olduklarından bu zat ile görüşmek, onları tarafımıza çekmek için gerekliydi..."




21 Aralık'ta Mucur'a gelen heyet, Mucur Kaymakamı Cevat Bey'i de alarak 22 Aralık 1919 günü Hacıbektaş'a geldi. Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Orbay, Mazhar Müfit Kansu, Hüsrev Gerede, Alfred Rüstem, Dr.Refik Saydam, Hakkı Behiç, Cevat Abbas Gürer, Şeyh Fevzi Efendi, Muzaffer Kılıç, Bedri Bey'den oluşan heyet, o sırada Dedebaba Postunda oturan Salih Niyazi Dedebaba tarafından bir çiftlikte karşılandı.

Mustafa Kemal ve heyet üyeleri, Hacıbektaş'a geldiklerinde, önce Çelebi Cemalettin Efendiyi ziyaret ettiler. Çelebi Cemalettin Efendi ile bağımsızlık mücadelesi konuşuldu. Hacıbektaş görüşmesindeki en ilginç konuşmayı sonradan Veliyettin Çelebi (1868-1940) şöyle aktarmıştır:

Çelebi Cemalettin Efendi Mustafa Kemal Paşa'ya; "Paşa Hazretleri, cesaretli ve basiretli idarenizde Türk Milletinin düşmanı kahredeceğine inancım sonsuz. Yüce Allahın milletimize müyesser edeceği zaferden sonra Cumhuriyet ilanı düşünüyor musunuz?" diye sordu. Mustafa Kemal Paşa bunun üzerine, "O mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak kaydıyla, evet Çelebi Efendi Hazretleri" diye yanıtladı.

Mazhar Müfit Kansu’nun “Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber” adıyla yayınlanan anılarında yer alan aşağıdaki cümlelerde, Veliyettin Çelebi'nin anlatımının doğruluğunu göstermektedir:

Çelebi Efendi derhal vaziyeti kavradı ve adamlarına lazım gelen talimatı vereceğini vaat etti. Paşa’nın, vaziyet ve giriştiğimiz mücadele hakkında verdiği tafsilat, Çelebi’nin nazarı dikkatini celbetti. Hatta Çelebi, daha ileri giderek, cumhuriyet taraftarlığını ihsas ettirdiyse de, Paşa, zamanı olmayan bu mühim mesele için müspet veya menfi bir cevap vermeyerek, gayet tedbirli bir suretle müzakereyi idare etti. Anlaşılıyor ki Cemalettin Efendi cumhuriyete taraftar; hele Salih Baba, hür fikirli, çok ileri bir zat.”


22 Aralık günü, Çelebi Cemalettin Efendi tarafından ağırlanan Mustafa Kemal Paşa, o geceyi Çelebi Cemalettin'in evinde geçirdi. Ertesi gün, Dedebaba postunda oturan Salih Niyazi Baba ve Dergah ziyaret edildi. Hacı Bektaş Dergahı, Mustafa Kemal ve diğer heyet üyelerine çok sıcak davrandı. Dergahta, Atatürk, Cemalettin Efendi, Salih Niyazi Baba ve diğer ileri gelenlerle özel bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda bağımsızlık mücadelesi konuşuldu.

Samsun'dan başlatılan bağımsızlık mücadelesine, Alevi-Bektaşi toplumu tam destek vermişlerdir. Değişik kaynaklarda, Alevi ve Bektaşilerin Ulusal Kurtuluş Savaşına ayni ve nakdi yardımlarla destek olduklarına dair bilgiler de yer almaktadır.


Atatürk'ün Kırşehir ve Ankara'ya gelişi ve Hacıbektaş'ı ziyaretine ilişkin veriler içeren bir başka belgeyle, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'nda karşılaşıyoruz. 28.12.1919 Tarihinde BAB-I ALİ DAHİLİYE NEZARETİ'ne, Ankara'dan çekilen telgrafa ilişkin belgenin detayları ise şöyle:

KAYNAK: Atatürk ile İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921 Tarihleri Arasına Ait 106 Belge), T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın No:1, Gn. No:060, Ankara 1982, sayfa 77.
BELGE-78/a
B.E.O.
Siyasî Kısım
Karton No: 34
Dosya No:60
Belge No:343585
BAB-I ALİ DAHİLİYE NEZARETİ
Kalem-i Mahsus


ANKARA VİLAYETİNDEN GELEN 28 ARALIK 1919 TARİHLİ ŞİFRE TELGRAFIN SURETİDİR.

 

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, dün akşam saat üç sıralarında Ankara’ya giderek doğruca Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin mübarek türbelerini ziyaret ettikten sonra hükümet önünde toplanan binlerce halk tarafından sevinç içinde, alkışlarla ortaya alınıp kurbanlar kesilmiş, halifelik ve Padişah efendimiz hazretleriyle devlet ve milletimizin mutluluğu için dualar edildikten sonra, Mustafa Kemal Paşa tarafından da aynı anlamda bir konuşma yapılmış, vilayet makamında ve Kolordu Kumandanlığı dairesinde kendilerine çay ve kahve ikram edilmiştir. Daha sonra iki seneden beri boş olan ve ikametlerine ayrılan Ziraat Okulu’na gitmişlerdir. Karşılamaya, şehre üç saatlik mesafeden bütün Ankara halkı ile çevre ilçelerin ileri gelenleri, yönetici durumunda bulunan şahıslar ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye idare heyetleriyle, yine çevre ilçelerden gelen binlerce Kuva-yi Milliye atlılarının katıldıkları, yüzbinlerce halk, kadın ve çocuklar da olduğu halde bir saatlik mesafeden başlayarak, hükümete kadar iki yakalı olarak karşılamaya koştukları, heyetin pek sıcak ve samimi alkışlar arasında geçtiği, Ankara zeybekleri tarafından kılıç ve kalkan oyunları oynandığı, karşılayıcıların mühim bir kısmının silahlı olduğu halde en ufak bir uygunsuzluk bile kesinlikle meydana gelmediği, Heyetin Hacı Bektaş köyünde Çelebi Cemalettin Efendi tarafından misafir edildiği, dergahın dedeleri tarafından kendilerine ziyafet verildiği, Bektaşi tarikatı ileri gelenleriyle Alevilerin Kuva-yi Milliye’ye girdikleri ve yine Kırşehir’de şiddetli yağmur yağmasına rağmen, pek büyük bir merasim yapıldığı, mutasarrıflık vekaletinden alınan telgraftan açıkça anlaşılmakla ilave olarak arz olunur.


Atatürk'ün Hacıbektaş'ı ziyareti, her yıl 22 Aralık tarihinde düzenlenen etkinliklerle, mahalli bir bayram olarak kutlanmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün 22 Aralık 1919 tarihinde, Hacıbektaş'ı ziyaretinde ağırlanmış olduğu Ulusoy ailesine ait ev de, "Atatürk Evi" olarak düzenlenmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün 22-23 Aralık 1919'da Hacıbektaş'a gelişinde, Dergah'da dinlendiği yer olarak bilinen mekanda ise, sanatçı Filinta ÖNAL tarafından yapılan 'Atatürk' rölyefi yer almaktadır.

 



 

(Atatürk Evi'ndeki AHŞAP SÜSLEMELERDEN ÖRNEKLER)


(Hacıbektaş WEB yukarıdaki metnin hazırlanmasında ansiklopedik bilgilerden yararlanmıştır.)