ANA SAYFA
HABERLER
HACIBEKTAŞ
İlçemiz Tarihi
Atatürk-Hacıbektaş
Tarihi Yerler
Hacı Bektaş Veli Müzesi
Arkeoloji Müzesi
Haritada Hacıbektaş
Ulaşım-Konaklama
Telefon Rehberi

HACI BEKTAŞ VELİ
KÜLTÜR VE SANAT
ALBÜM
SANAL GEZİ
KÖYLERİMİZ
KÜNYE  VE  İLETİŞİM
SİTE HARİTASI






  Hava Tahmini

HACIBEKTAŞ

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

HACIBEKTAS

Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

 



Buradasınız->: HACIBEKTAŞ / Arkeoloji Müzesi / 

(BU SAYFADAKİ RESİMLERİ FARENİZLE TIKLAYARAK BÜYÜTEBİLİRSİNİZ.)

HACIBEKTAŞ ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ:

Müze, 1988 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede, Karahöyük kazılarında elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. Müzenin giriş bölümünde Hacıbektaş taşçılığında kullanılan araç ve gereçler sergilenmekte idi. 2010 Yılında yapılan tadilat ve düzenleme ile müze girişindeki bu bölüm, ziyaretçiyi bilgilendirmek amacıyla, Hacıbektaş ve yöresini anlatan belgesel/film sunumu yapılacak tanıtım odasına dönüştürülmüştür.

Müzede sergilenen eserlerin ait olduğu uygarlıklara bakıldığında, Suluca Karahöyük'ün tüm uygarlıklara ev sahipliği yaptığı anlaşılmaktadır. 1967-1976 Yılları arasında Prof. Dr. Kemal Balkan başkanlığında yapılan arkeolojik kazılarda, aşağıdan yukarıya doğru şu uygarlık katları tesbit edilmiştir.



I.Eski Tunç Çağı: M.Ö. 3200-1200

II.Asur Ticaret Kolonileri Çağı: M.Ö. 1950-1800

III.Eski Hitit Devleti: M.Ö. 1650-1500

IV.Hitit Orta Krallık Dönemi: M.Ö. 1500-1380

V.Büyük Hitit İmparatorluğu Devri: M.Ö. 1380-1200

VI.Geç Hitit ve Frig Dönemi: M.Ö. 1200-700

VII.Asur-Med ve Pers Egemenliği Dönemi: M.Ö. 700-330

VIII.Hellenistik Devir: M.Ö. 330-30

IX.Roma Devri: M.Ö. 30 - M.S. 395

 

 

Müze planı, birbirine geçmeli üç ana bölümden oluşmaktadır. Girişten sonraki, birinci ve ikinci bölümlerde Eski Tunç Çağına, Hitit dönemine, Frig, Helenistik ve Roma devirlerine ait arkeolojik buluntular sergilenmektedir. Kronolojik bir sıra ile sergilenen eserler,Suluca Karahöyük’e ait tanıtım panolarıyla da desteklenmiştir. İkinci bölümde ayrıca, bir plato üzerinde Karahöyüğün görüntüsü ile birlikte bir canlandırmaya da yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Osmanlı döneminde kullanılan eşyalar sergilenmektedir.

BİRİNCİ BÖLÜM: Girişi takip eden ilk bölümde, Eski Tunç Çağı ve Hitit Dönemine ait sergilenen çanak ve çömlekler elde yapılmıştır. Tek renkli (monochorome) ve pek az boya ile süslenmişlerdir. Gaga ağızlı testiler, yuvarlak ağızlı testiler, geniş karınlı çömlekler, tek kulplu kase ve fincanlar, çift kulplu vazolar ve depaslar bu dönemin özelliklerini taşıyan örneklerdir.

   


İKİNCİ BÖLÜM: İlk bölüme dik ikinci salonda, Frig, Helenistik ve Roma devirlerine ait arkeolojik buluntular sergilenmektedir. M.Ö.8. yüzyılda Kayseri (Mazaka), Kapadokya bölgesinin başşehri olarak, Frig Devleti sınırları içerisinde kalmış; 695'de Frig'lerin yıkılmasıyla kısa bir süre Medler'in, 550'lerde Persler'in hakimiyetine geçmiştir. Kayseri (Mazaka) Persler'e bağlandıktan sonra, göç ile gelen İran'lı soyluların etkisiyle bölgeye yerleşen İran Kültürü, yüzyıllar boyunca etkisini sürdürmüştür.

M.Ö.333 yılında, Büyük İskender'in Kızılırmağın batısındaki Anadolu topraklarını ele geçirmesi ile, bölgedeki Pers hakimiyeti sona ermiş ve Makedonya hakimiyeti başlamıştır. İskenderin ölümü ile Makedonya İmparatorluğu toprakları, komutanları tarafından paylaşılmıştır. Bu arada Kayseri ve çevresi, Antigonoslar'la Seleukoslar arasındaki savaşlara sahne olmuştur. Satraplar tarafından yönetilen Kapadokya Krallığı, Ariaratres III (M.Ö.255-220) zamanında bağımsızlığına kavuşur.

I.Yüzyılda Roma akınına mağruz kalan Kapadokya Krallığı, M.S.17 yılında bir Roma eyaleti haline gelir. 395 Yılında Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesi ile bölge, Doğu Roma İmparatorluk sınırları içinde kalmıştır.

  

Bu tarihsel sürece ait eserlerden olan Frig kapları, çömlekçi çarkında biçimlendirilen çanak, çömleğin tek ve çok renkli (polychorome) örneklerini oluşturmaktadır. Gri astarlı ve perdahlı tek renkli türde, madeni kapların biçim ve bezeklerinin etkisinde imal edilmiş örnekler oldukça yaygındır. Helenistik ve Roma devri eserler genel olarak, bezekli ve desenli testiler ile tabaklar, kaseler ve emzikli küpler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu bölümün en önemli objesi, bağ ve şarapçılık tanrısı Dionysos'un çocuğu Priapos heykelcikleridir. Priapos, bereket ve bolluk getiren, insanları kötülüklerden koruyan bir tanrı olduğuna inanılmıştır. Hemen hemen bütün kaynaklar Tanrı'nın, Hellespontos'un (Helle'nin Denizi olarak Çanakkale Boğazının) Asya yakasından geldiğini belirtmektedir. Priapos, bazı kaynaklarda Dionysos ve Aphrodite 'nin oğlu olarak geçmektedir. Bazı kaynaklar da ise, annesi olarak Nympha Chione, Dione veya Perkote 'yi ve babası olarak da Hermes, Adonis ve hatta Zeus 'u göstermektedir. Helenistik dönemde çok yaygın bir şekilde tapınılmıştır.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:
İlk bölüme paralel üçüncü bölümde, Osmanlı dönemine ait giysiler, çevreler, başlıklar, mekik, kilim gibi etnoğrafik eserler ve bazı silahlar sergilenmektedir. Hacıbektaş taş işçiliğine dair bilgilerin de sunulduğu bu bölümde, Hacıbektaş taşı diye tanınan, Onyx'den yapılmış hediyelik eşya örnekleri de sergilenmektedir.

 

(Hacıbektaş WEB yukarıdaki metnin hazırlanmasında, broşürlerden ve  ansiklopedik bilgilerden yararlanmıştır.)